Ortadoğu’da Artan Gerilim: Barış ve Yaşam Hakkı Öncelik Olmalı
Ortadoğu’da son günlerde artan gerilim ve İran’a yönelik gerçekleştirilen askeri müdahaleler, bölgeyi yeni ve derin bir çatışma sürecine sürükleme tehlikesi taşımaktadır. Yaşanan gelişmeleri kaygıyla izliyoruz.
Savaş, yalnızca devletler arasındaki bir güç mücadelesi değildir; en ağır bedeli siviller öder. Yaşam hakkı zedelenir, sağlık hizmetleri aksar, ilaç ve temel ihtiyaçlara erişim zorlaşır. Hastanelerin zarar görmesi, sağlık çalışanlarının güvenliğinin tehdit altına girmesi ve altyapının çökmesi, kısa vadeli yıkımın ötesinde uzun yıllar sürecek insani sorunlara yol açar. Çocuklar, yaşlılar, kronik hastalar ve dezavantajlı gruplar bu süreçten en fazla etkilenen kesimlerdir.
İran halkı bir yandan kendi ülkesindeki siyasi ve toplumsal baskılarla mücadele ederken, diğer yandan dış askeri müdahale tehdidiyle karşı karşıya bırakılmaktadır. Tarih göstermiştir ki dış müdahaleler halklara özgürlük değil; daha fazla istikrarsızlık, bağımlılık ve insani kriz getirmektedir.
Ortadoğu’nun ihtiyacı yeni savaş cepheleri değil; diplomasi, diyalog, uluslararası hukuk ve barışçıl çözüm mekanizmalarıdır. Bölge halklarının geleceği bombalarla değil, adalet, eşitlik ve karşılıklı saygı temelinde kurulmalıdır.
Mesleğimizin temel ilkesi “önce zarar verme”dir. Bu ilke yalnızca bireysel hasta bakımında değil, toplumsal düzeyde de geçerlidir. Savaş, telafisi olmayan zararlar üretir ve bu nedenle bir halk sağlığı sorunudur.
Uluslararası toplumu, gerilimi tırmandıracak adımlardan vazgeçmeye; tüm tarafları ise sivillerin yaşam hakkını önceleyen, diplomatik çözüm yollarını derhal işletmeye çağırıyoruz.



